29 Temmuz 2008 Salı

MİRAÇ KANDİLİ



Bir Mirac Seccadesinin üzerinde, bu gece, ebedi bir hayata başlayalım..!

Herşeyden şikayet eder bir hale geldik.. Şükürsüz bir toplum olduk.. Yağmur gibi bir rahmeti “berbat” kelimesi ile tanımladık.. “Bugün berbat bri hava var.. Yağmur yağıyor” dedik.. Ne suya, ne havaya, ne nimetlere şükrettik.. Şikayetlerimiz ise boyumuzu aştı..

Helala haram demeden herşeyi aldık dünyamıza.. Herşeyi alkışladık.. Hiçbirşey doyum vermedi.. Hiçbirşey tatmin etmedi nefsimizi.. Ondan sıkıldık, bunu aldık, şundan sıkıldık buna harcadık paramızı, ömrümüzü..

İktisad, bereket kavramlarını unuttuk neredeyse.. İsraf ettik nimetleri; en fakirimizden en zenginimize kadar.. Çöpe attık acımadan ya bir dilim ekmeği, ya da bir ömür nimetini.. Dua mı? O da neydi? İhtiyaç oldukça bakkal vardı, market vardı, süperi hatta hiperi bile vardı.. Parayı patrondan, eşimizden ya da babamızdan alıyorduk.. Rezzakımız bunlardı işte.. Biz kazanıyorduk ya da; kendimizdik rezzak!

Herşeyi sebeplere bağlaya bağlaya, herşeyin her anının bağlı olduğu Kudreti unuttuk.. Gözlerimizi perdeledik hakka hakikate.. İsraf diz boyu, şükürsüzlük alabildiğine, şikayet ise herşeydendi.. Ne utanma, ne saygı, ne hak, ne hakikat, ne iktisat, ne bereket, ne kanaat, ne sevgi... Hiçbir şey bırakmadık ki dünyalarımızda.. İnsaın insan yapan, kul yapan değerlerimizi yitirdik; sorgulamadık..

Allah’a muhatabiyet mi? Arada bir önemli gördüğümüz işlerimizde yardım için, kendimizi rahatlatmak için hatta bazen formalite olsun diye açtık ellerimizi.. Ya günün geri kalanında? Ya diğer zamanlarda? Allah’ı işlerimize hiç dahil etmedik belkide ama, Alemlerin Rabbi hep bizimleydi..

Peki biz birşeyleri hak etmedik mi sizce de?




Gelin... Bu gece, bu güzel Mirac Gecesi’nde, itiraf edelim yaptıklarımızı.. İtiraf edelim pişmanlıklarımızı... Gözyaşlarımızı serbest bırakalım.. Gönlümüzü açalım Alemlerin Rabbi olan Kudrete ve Rahmete... Gelin.. Bu muhteşem geceyi, bu defa atlamayalım..! Bu defa es geçmeyelim hayatımızın anlamını.. Vazgeçemeyelim insanlıktan ve kulluktan...

Bu muazzam geceyi yaşamaya çalışalım hakkıyla hep birlikte inşaallah..
Hepbirlikte huzura varalım..
Rahmetin Kapısına dokunalım...
İstiğfar edelim.. Pişmanlıklarımızı anlatalım Rabbimize.. Konuşalım, sohbet edelim bizi insan yapan Rahmet ile.. O Yüce Kudret ile... Ona yakınlığımızı hissedelim..
Yakınlık isteyelim...

Arınma isteyelim... Yıkanma isteyelim... Temizlenme isteyelim..
İçimizi ve dışımızı yıkayacak maddi ve manevi rahmet isteyelim ..!

Yağmur isteyelim..!
Sağnak sağnak bereket isteyelim..!
Sağnak sağnak ağlayalım bu gece...!
Şükürsüzlüğümüzün yerine şükreden bir kul olma adımını atalım bu gece..
Kul olmanın tohumunu atalım...
Gelin..
Bir Mirac Seccadesinin üzerinde, bu gece, ebedi bir hayata başlayalım..!

14 Temmuz 2008 Pazartesi

VE SEZON FİNALİ..... MAKLUBE


Nihayet yarın sabah erkenden uzun bir tatile gidiyorum. İstanbul'u gerçekten çok özledim. Tabi annemin yemeklerini de. Yediğim her şeyin fotoğrafını çekip sizinle de paylaşacağım. Çok değişik tariflerle dönmeyi umuyorum. Sezon finalini de maklubeyle yapmak istedim. Bence finale yakışır bir yemek. Öğrenci evlerinde kalan herkesin az çok bildiği bir yemek. Öyle öğrenci yemeği deyince kolay birşey sanmayın uğraştırıcı bir yemek. Ben salata kısmını biraz abartmışım sanırım :)
MALZEMELER:
1kg pirinç
Yarım kilo kuzu kuşbaşı et
2 adet kabak
2 adet patlıcan
2 adet büyük boy patates
1 su bardağı haşlanmış bezelye
Salata malzemesi
ve yoğurt
YAPILIŞI:
Öncekikle etleri kendi suyunu salıp çekinceye kadar kısık ateşte çok iyi pişirelim,
bu arada biz pilavı pişirelim ve haşlanmış bezelyeyle karıştıralım .Halka halka doğradığımız patates, kabak ve patlıcanı sıvı yağda kızartalım .Son olarak derin bir tencereye en alta et, pilav, kızartma olarak birkaç sıra dizelim, yarım bardak suyla ocakta 10 dakika daha pişirelim, kenarları düz bir tepsinin ortasına ters çevirip salata ve yoğurtla süsleyelim maklubemiz hazır. AFİYET OLSUN.

11 Temmuz 2008 Cuma

KOZALAK PASTA

Kozalak Pastanın tarifini Hülya'cığımın Mutfakta Biri mi var? Blogundan aldım ve denedim. Denemenizi tavsiye ederim çok güzel bir tarif. Görüntüsü de bana takvimlerdeki Abant resimlerini hatırlatıyor. Bir küçük evle bir göl eksik.


Malzemeler:
100 gr margarin
2 paket bitter çikolata(eritmelik kuvertür de olur)
4 yemek kaşığı bal
5 çorba kaşığı kakao
1 avuç kavrulmuş susam
1 paket çikolatalı pirinç patlağı şeklinde mısır gevreği
Üzerine serpmek için bir miktar pudra şekeri


Yağı eritip içine çikolatayı ekleyelim ve iyice erimesi için karıştıralım.
İçine balı ve kakaoyu ilave edelim ve yeniden karıştıralım.
Ayrı bir teflon tavada susamı iyice kavuralım ve soğutalım.Karışım hafif ılınınca içine hem susamı hem de mısır gevreklerini ekleyelim.
İyice karışınca limon sıkacağının arkasına doldurup, kozalak şekli verelim ve servis tabağına dizelim.
Servis yapmadan önce üzerine pudra şekeri serpelim.
Buzdolabında bekletirsek hatta bir gün önceden yaparsak daha lezzetli oluyor.
Afiyet olsun!

7 Temmuz 2008 Pazartesi

PATLICANLI SİMİT BÖREĞİ

Artık yavaş yavaş tatil hazırlıklarımız başladı .Bir hafta sonra inşallah İstanbuldayız gitmeden önce şunuda yapayım bunuda yapayım diye
koşuşturuyorum .Bütün işlerimi bitirip rahat bir tatil yapmak istiyorum.Ama herzaman son anda birşeyler çıkar.Bu arada resimlerini çekip birtürlü yayınlayamadığım tariflerimide fırsat buldukca yayınlamaya çalışıyorum.Patlıcanlı simitin tarifini Oktay ustanın kitabından denedim patlıcanlı olmasına rağmen bizimkiler bayıla bayıla yediler.Milföyden yapıldığı için çok kısa sürede hazırlanıyor on dakikada pişiyor.İç malzemesini istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz,kıymalısınıda denemenizi tavsiye ederim.

MAZEMELER:
1adet havuç
üç adet patlıcan(közlenmiş)
100gr beyaz peynir
maydanoz
sıvı yağ,tuz,kara biber
8adet milföy hamuru
1adet yumurta susam çörekotu
YAPILIŞI:Önce patlıcanları közlüyoruz soyup doğruyoruz.Havuçları rendeleyip az yağda soteliyoruz patlıcanı ilave edip biraz daha soteliyoruz ,tuzunu kara biberini ilave ediyoruz .Biraz soğuyunca peyniri ve maydanozu ilave ediyoruz.Milföy hamurunun iki tanesini birleştirerek merdaneyle her yöne büyütüyoruz.Harcı uzunlamasına koyup rulo yapıyoruz iki ucunu simit şeklinde birleştiriyoruz.Üzerine yumurta sarısı sürüp kenarlarına bıçakla çentik atıyoruz çörekotu ve susam serpip 180 derecede pişiriyoruz.AFİYET OLSUN.

5 Temmuz 2008 Cumartesi

GÜZELLİK İÇİN ELMA



Binlerce yıl önce keşfedilen elma sirkesinin, ciltteki lekelerden fazla kilolara, sağlıksız saçlardan varisli damarlara kadar birçok derde deva olduğu bildirildi. Elma sirkesinin özellikle pırıl pırıl saçlar, lekesiz bir cilde kavuşmada çok önemli katkılar sağladığı vurgulandı.


"Hekimce" isimli sitede yer alan bilgilere göre, elma sirkesiyle cilt güzellik seansını herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanılan elma sirkesinin cilt güzelliği için doğurduğu 'inanılmaz' sonuçlar ise şöyle sıralanıyor:
- Kepeksiz saçlar: Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.
- Akne tedavisi: Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.
- Ciltteki lekelere: Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.
- Varisli damarlara: Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-akşam tekrarlayın.
- Zayıflamak için: Bir bardak suya bir tatlı kaşığı elma sirkesi ve bir tatlı kaşığı çiçek balı ekleyip, karıştırın. Sabahları aç karnına, yudumlayarak içilir. Uygun bir rejimle birlikte kullanıldığında, düzenli kilo vermenize katkı sağlar. bir haftalık kür şeklinde yapıp, biraz ara verip tekrar yapabilirsiniz.. Midesinden rahatsız olanlar ve küçük çocuklar için doktorlarına danışmadan kullanılamamalıdır.

4 Temmuz 2008 Cuma

P.D.Ç.S.E.26 İÇLİ BÖREK

MALZEMELER:
paket yufka
yarım kilo lor peyniri
maydanoz
pul biber
domatez yeşil biber
sıvı yağ üzeri için yumurta
YAPILIŞI:
Bir yufkanın dört tarafını katlayarak kare bir yufka elde ediyoruz,bıçakla dört kare parçaya ayırıyoruz içine sıvı yağ gezdirip iç harçtan koyuyoruz ,şekildeki gibi sarıyoruz ortasını bıçakla kesip domates ve biberle süslüyoruz ,yumurta sarısı sürüp 200 derecede yaklaşık yarım saat pişiriyoruz .Böreklerimiz servise hazır afiyet olsun.