30 Eylül 2008 Salı

BAYRAM DUASI


Ey rahmeti gazabından daha fazla olan Allah'ım!Senin kapının tokmağına günahkar ellerimizle dokunuyor, sonra da başımızı kapının eşiğine koyarak içimizi sana döküyoruz.


Ey Rahmeti Sonsuz! En içten duygularımızı ve en sıcak göz yaşlarımızı sana sunmak istiyoruz.Bizleri dinimizin ışığıyla uyanmış ve haşyetle ürpermiş hassas kullarından eyle.
Kabına sığmayan vicdanlarımızı bayramın o sımsıcak günleriyle kucaklaştır.Kendilerini derya ya salmış insanların bir müddet sonra dört bir yandan su ile sarıldıklarını duyup hissetmeleri gibi bizleri bayramın nurlu ikliminde huzurlu eyle.
Cennetin ve mülkün sahibi Allah'ım! Bayramımızı, cennet yamaçlarında uçuşan meleklerin bayramına denk kıl. Gönüllerimizi senin, evlerimizi de ruhani varlıkların mekanı eyle. Bayramda uzatılan elleri ve sunulan ikramları sahabelerin îsar pınarında yıka.Şivelerin en güzeli, nağmelerin en tatlısıyla ruhlarımıza demet demet besteler sun. Bakışlarımızı Kevser sularıyla temizle.

Ey her duada bulunana icabet eden ululuk tahtının Sultanı! Vicdanlarımızda patlayıp çevremize yayılan ışık tufanlarıyla etrafımızdaki maddi ve manevi engelleri nura gark et.Işıktan, renkten ve Efendimiz'in kokusundan ördüğün kubbelerde yankılansın yine ismin. Yanan ruhlarımıza ve bedenlerimize meleklerin kanatlarıyla esenlik sun.

Ey her şeyi hakkıyla duyan ve duyuran Allah'ım! Minarelerden yükselen sesleri ve mihraplarda biriken ukba buudlu iniltileri hasretinle tutuşanlara duyur. ''Lütfunu artır ey Allah'ım.'

'Ey çaresizlerin çaresi! Dünyanın türlü yerlerinde ezilen inanmış gönülleri ve seni yaşarken solukları kesilmek istenenleri varidatınla kuşat, onları vuslat müjdesiyle güçlendir. Sana inanmayanların kalplerini de bir an önce temizle; dillerini seni çağıran dillere tebdil et ve alınlarını secdeyle dost eyle.

Ey her şeyi gören ve en güzeliyle muamele eden Allah'ım! Bizleri hakiki bayramların sevinciyle tebessüm ettir. İçimizi bayram heyecanıyla doldur, alınlarımızı dolunay gibi parlak kıl. En tatlı yeller gibi ve tensim serinliğiyle tenlerimizi sar.

Ey her şeyi gören Rabbimiz! Gözlerimize cennet yamaçlarını temaşa ettir. Şelaleler gibi sinelerimizi tatlı bir akıntıyla okşa. Senin heyecanınla yürüt ayaklarımızı. Senin beyanınla coştur dillerimizi ve senin aşkınla çağlat gönüllerimizi.

Ey bizleri halden hale dönüştüren Yüce Allah'ım! Senin için göç eden bir Kureyş de biz olamadık; lakin Sen bizim halimizi en güzel şekle dönüştür ve bizleri de muhacirin kabul et.Tenlerimizi her türlü tembellikten ve uyuşukluktan kurtar. Bizleri gaflet uykusundan uyandır, hizmet yolculuğu için yollara dök, ta ki kalmasın el uzatılmadık bir mahzun gönül.

Ey her şeye hükmü geçen Allah'ım! Bayram tekbirlerinin ferahlatıcılığıyla yelkenlerimizi doldur, dostlarımızı ve sevdiklerimizi bağrımıza sımsıkı basmayı nasip eyle. Çeşitli nedenlerle bayramı yaşayamayan kardeşlerimizin ruhlarında da bu yankıyı uyandır.Rabbimiz! Sinelerimizi imanî heyecanla şahlandır ve dillerimizin bağını çöz; zira dillerimiz heyecansız, ihtiyaçlarımız ise boyumuzu aşkın.

Ey Rab!Senin varlığını duymak bir cennet. Ne olur bizi de bu duygu ile abad et.Ey talihsizlerin sığınağı, ey acizlerin güç kaynağı, ey dertlilerin tabibi ve ey yolda kalmışların hadîsi ve yol göstereni!Sen saltanat dairen içinde en küçük şeyleri görür, en cılız sesleri işitir, hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi cevapsız bırakmazsın.Ne olur icabet buyur ey Rahîm ü Rahman!

26 Eylül 2008 Cuma

KADİR GECESİNİ NASIL İHYA ETMELİYİZ


Doğrusu biz Kur’an’ı Kadir gecesinde indirmişizdir.
Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.
Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.
O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”
(Kadir, 1-5).

Kadir gecesi, gecelerden biridir.
Bu gecede Kur’an inmeye başladığından, ona İlahi bir değer atfedilmiştir.

Mademki Kur’an’ın indiği geceyi ihya ediyoruz, öyleyse Kur’an okurken “Allah bana ne emrediyor?” sualinin cevabı aranmalıdır. Allah’ın emirleri öğrenilmeli, onları uygulamaya karar verilmelidir.

Kadir gecesini nasıl ihya eceğiz?
Kadir gecesinin hakkını vererek..

Hakkını vermek demek, iki tane kandil simidi yemek değildir..

Kur’an-ı Kerim, maddi manevi hastalıklarımızın dermanıdır, deyip, onu evin bir köşesine asmak yanlış olur. Okuyup uygulamak lazım. Kadir gecesinin ruhu, Kur’an’ı anlamaktır.
Hz. Âdem’den beri dünyaya gelen insanların ahirete gitmesi, bizim de bu dünyada kalıcı olmadığımızı gösterir.
Bazı kimseler vasiyet ediyorlar: “Öldüğümde beni Kur’an-ı Kerim’le beraber gömün.” Fakat hocalar der ki, “bu caiz değildir”. İnsan Kur’an’ı ne kadar öğrendi ve ne kadar yaşadıysa beraberinde ancak onu götürebilecek. Kitabı götürmek yok!..

Ahiret azığımız, dünyadan götüreceğimiz maddi şeyler değildir. Allah adına ne yapmışsak, O’na itaat adına ne yapmışsak, bizim çantamızı bunlar dolduracak. Böyle gecelerde durum muhakemesi yapılmalı: Ne haldeyiz? Nasıl olmalıyız?

Kadir gecesi, değişmemize sebep oluyorsa, ihya edilmiş demektir. Yok, birkaç ibadetle savuşturuluyorsa, o zaman da Allah’tan ve Resulullah’tan hayâ etmeli, utanmalıdır. Efendimiz’e ümmet olmayan, hangi kandilin şuuruna erer?

Hz. Aişe (r.ah) diyor ki: “Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim? diye sordum. Resulullah (sas):
“Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet).” diye dua et, buyurdu.”

Tövbe ipine sarılalım ki, o ipin diğer ucunu İslam alimleri tutuyor. Onlara kavuşalım, kurtuluş sahiline çıkalım.

Tövbe kapısına yaklaşmazsak, bataklıktan memnunuz demektir.

Kadir geceniz mübarek olsun..

23 Eylül 2008 Salı

KIYMALI TOP KABAK DOLMASI

Geçen hafta marketten sırf şeklini beğendiğim için aldım bu kabakları.Çocuklarla biz adına top kabak diyoruz ama başka bir adı varmı henüz bilmiyorum. Sunumuda,lezzetide karikaydı denemenizi tavsiye ederim. Gelelim tarife:1kg top kabağımızın içini güzelce oyuyoruz yıkayıp hazırlıyoruz
İÇ HARCI İÇİN:

-300g kıyma
-2 orta boy kuru soğan
-1 su bardağı pirinç
-1 çay bardağı sızma zeytinyağı
-yarım demet doğranmış maydanoz
-tuz yarım demet dereotu
-1 tatlı kaşığı karabiber
-1 yemek kaşığı domates salçası
-2 domates
HAZIRLANIŞI:


Soğanları yemeklik doğrayalım,domatesleri rendeleyelim,yıkayıp süzdüğümüz pirinci ilave edelim daha sonra diğer bütün malzemeleri ilave edip tamamen karışmasını sağlayalım,malzemeyi kabakların içine doldurup düz bir tencereye sıralayalım üzerine bir çaybardağı su ve biraz sıvı yağ gezdirelim kısık ateşte pişene kadar kaynatalım.(kısık ateşte pişen yemekler kendi suyuyla piştiği için daha lezzetli olur)Pişme süresi yaklaşık 40dk.Dereotu ve yoğurtla servis yapabiliriz.AFİYET OLSUN.

22 Eylül 2008 Pazartesi

İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİ- İÇLİ KÖFTE-

Ramazanın sıcaklara gelmesi iftar menülerinide değiştirdi,az yağlı,yoğurtlu daha hafif yemekler,buz gibi meyveler iftarda ve sahurda vazgeçilmez,olmazsa olmazımız karpuzdu mesela bu bazılarına ilginç gelebilir ama İzmir`in sıcağını düşününce gayet normal oluyor,yaklaşık bir haftadır havaların serinlemesiyle karpuz bile o dayanılmaz cazibesini kaybetti, tekrar klasik ramazan menülerine döndük.İçliköftede iftar sofralarına çok yakışan bir yemek,hem göze hem damağa hitab ediyor,yapımıda çok pratik yaklaşık 20dk.surüyor.Bu tarifi iftar bereketi etkinliği 4üdüzenleyen sevgili hobievigardenya70 e gönderiyorum Gelelim tarife:
İÇ MALZEMESİ:
200gr.kıyma
1 adet kuru soğan
1 su bardağı ceviz
tuz,karabiber,pulbiber
DIŞ MALZEMESİ:
2 su bardağı köftelik bulgur
yarım çay bardağı irmik
1 yumurta
yarım çay bardağı un
1yemek kaşığı salça
pulbiber,karabiber,tuz,
YAPILIŞ:
Bulgurla irmiği yaklaşık 1su bardağı kaynar suyla ıslatalım ve 5dk.kabarmasını bekleyelim ,içine salça ve baharatlarını koyup karıştıralım yumurta ve unuda ilave edip çok iyi yoğuralım yarım saat dinlendirelim.soğanı ince bir şekilde doğrayıp az yağla kavuralım pembeleşince kıymayı ve baharatı ekleyelim tekrar kavuralım ocağı kapatıp cevizide ekleyelim.Bulgurlu malzemeyi resimdeki gibi şekillendirip içine kıymayı koyalım haşlayarak yada sıvı yağda kızartarak servis yapalım. AFİYET OLSUN

13 Eylül 2008 Cumartesi

EMİNÖNÜ GEZİSİ

Bir türlü yayınlayamadığım İstanbul fotoğraflarım bunları yayınlamadan iftar sofralarına geçmeye içim elvermedi, gerçi ramazanında yarısı oldu ama inşallah bundan sonra daha sık bilgisayarın başına geçebileceğim.Kapalı çarşıdan bir görüntü vaktimiz kısıtlı olduğu için hızlıca bi dolaşabildik eve vapurla dönmeyi planlamıştık malum İstanbul trafiği

Kapalıçarşıyı herzaman baharat kokularıyla hatırlarım oradaylen sanki zaman tünelinden geçmişimde yüzyıl öncesinde bir gündeymişim gibi gelir


hediyelik eşyalar satan dükkanlar

cam eşyalara ve lambalara bayıldım beni kolumdan çekerek oradan uzaklaştırdılar


Yeni caminin giriş kapılarından biri
Yenicaminin önüne kurulan elsanatları sergisi görülmeye değerdi, çini üzerine kaligrafi sanatıyla isimlerimizi yazdırdık sanatçıda Sarıyerliymiş bu arada hemşehride çıktık
Eminönüne gidilirde balık ekmek yemeden olmaz tabiki

Yorgun argın vapura yetişebildik, gün batımı harikaydı bütün o telaşların üstüne şefkatli bir örtü gibi


Galata köprüsünden gün batımı

Galata kulesinin vapurdan görünüşü

Bütün ihtişamıyla Yenicami

Vapurumuz Eminönünden yavaş yavaş uzaklaşıyor vapur düdükleriyle sanki çok sevdiğin bir dosttan ayrılıyormuşsun gibi içimde tarif edemediğim bir burukluk var kafamdan bu düşünceler geçerken kız kardeşim abla herdefasında burdan ayrılırken ruhumun yarısı sanki burda kalıyor tekrar geldiğimdede ruhumun yarısna kavuşmuşum gibi mutlu oluyorum dedi söylemedim ama sanırım benimde öyle

11 Eylül 2008 Perşembe

RAMAZAN VE NAMAZ

Ramazan ayı bütün güzelliğiyle ve yoğunluğuyla devam ediyor .Çok istediğim halde tatil fotoğraflarımı bile yayınlayacak fırsat bulamadım.Ramazandan önce çok güzel planlar yapmıştım hergün bir iftar sofrası yayınlıyacaktım, şimdilik bu imkansız gibi görünüyor ama bu resmi görünce sizlerle paylaşmadan edemedim içinde bulunduğumuz ramazan ayına okadar yakışan bir fotoğrafki dinimizin direği namaz ve onun gök kubbesi olan oruç ben resme defalarca uzun uzun baktım hafızam küçücük bahanelerle kaçırdığım namazlarımdan utandı ,inşallah bundan sonra namazlarımızda daha hassas ve özenli oluruz ramazan ayı bunun için bulunmaz bir fırsat.Sırası gelmişken namaz gönüllülerine ve Cemil tokpınar hocamıza gayretlerinden dolayı teşekkür ederim

İMKANIM YOKTU DEME
Kendine doğruyu söyle

Üşendim 'de

Tembellik ettim 'de

Canım istemedi 'de

Yapmak içimden gelmedi'de

Hiç değilse'Yattım 'de

Ne dersen de ama 'imkanım yoktu 'deme

'İMAN EN BÜYÜK İMKANDIR'


2 Eylül 2008 Salı

HOŞ GELDİN ONBİR AYIN SULTANI KUTLU RAMAZAN

Mübarek ramazan ayının tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum
yüce rabbimiz bu ayda bizleri rızasını ve cennetini kazandırdıklarından eylesin